KAHVE NEDİR

KAHVE NEDİR, NASIL YAPILIR, NASIL ÜRETİLİR? MADDE MADDE KAHVEYE DAİR HER ŞEY!

Kahve, coffea isimli ağacın meyvelerinden çeşitli işlemler sonucu çekirdeklerinin ayrılması ve bölgeden bölgeye farklılık gösteren demleme şekilleriyle hazırlanmasıyla elde edilen içecek türüdür. Bu meyvelerin çekirdekleri çeşitli işlemlerden sonra suda demlenerek tüketilir. Her ülkenin kültürel damak alışkanlıklarına göre ortaya çıkardığı kendine özgü içecekleri olsa da, kahve bunlardan farklı olarak yeryüzündeki çoğu insanın hayatına girmeyi başarmıştır. Her toplum kendine göre anlamlar yüklemiştir kahveye; kendine göre kavurmuş, demlemiş ve sunmuştur. Ortaya çıktığı günden bu yana sayısız insanın geçim kaynağı olmuştur ve yetiştiği bölgenin ekonomisine yön vermiştir. Günümüzde ise değerini artırarak insanların beğenisini kazanmaya ve dünyanın her köşesine durmaksınız ulaşmaya devam ediyor. Bu yüzden de dünya üzerinde petrolden sonra en çok ticareti yapılan madde olma özelliğini hala koruyor.

İnsanların üzerine kitaplar, makaleler, şiirler yazdığı; bölgelerine, eşyalarına ismini verdiği ve maddi manevi anlamlar yüklediği kahveyi yazı yoluyla en başından geldiği noktaya kadar anlatmak mümkün olmasa da sizin için kahvenin üretiminden sunumuna kadar aklınıza gelebilecek her soruyu cevaplayacak biçimde anlattık ve internet ortamında yayımlanan en uzun kahve yazısını sizler için hazırladık.

Kahvenizi alıp arkanıza yaslanın ve kahvenin tarihinden başlayarak bu uzun yolculuğa siz de tanık olun. Eğer daha önce dünyanın en yüksek kafein oranına sahi kahvesini denemediyseniz, aşağıdaki bağlantıdan ilk siparişinizi verebilirsiniz.

KAHVE NASIL KEŞFEDİLDİ?
Kahve, dünya üzerinde en çok tüketilen içeceklerden biri olsa da ilk olarak ne zaman ortaya çıktığı konusunda kanıtlanmış bir bilgi yok. Bu durum, kahvenin keşfi hakkında birbirinden bağımsız pek çok rivayetin ortaya atılmasına sebep oluyor.

Durum böyleyken kesin ifadelerle kahvenin keşfini anlatmamız mümkün değil, fakat en çok dillendirilmiş ve ortak noktaları bulunan efsaneler üzerinden kahvenin bulunuşu hakkında fikir sahibi olabiliyoruz.

Bahsettiğimiz bu hikayelerin en meşhuru ise kahvenin Etiyopya’da keçiler sayesinde bulunduğunu anlatır. Bu rivayette dönemin Habeşistan sınırları içerisinde, günümüzde ise Etiyopya’ya bağlı olan bir bölgede çobanlık yapan Araplar, keçilerin günlerce uyumadığını ve enerji dolu olduklarını gözlemlemişler. Daha sonra bunun sebebini öğrenmek için keçilerin yaptıklarını incelediklerinde, keçilerin; daha önce görülmemiş bir bitkiyi yediklerini ve meydana gelen duruma bu bitkilerin sebep olduğunu düşünmüşler. Daha sonra bu bitkiyi toplayarak akıl danışmak için dervişlerine götürmüşler ve Şazili isimli bir derviş, aynı etkileri kendi üzerinde de görünce kahvenin ve kafeinin sihirli etkileri insanoğlu tarafından ilk kez anlaşılmış. İlk önce un haline getirilip ekmek hamuruna karıştırılarak tüketilen kahve çekirdeği, daha sonra suda kaynatılarak içilmiş ve günümüze kadar uzanan kahve serüveni de böylece başlamıştır.

KAHVE DÜNYAYA NASIL YAYILDI?
Kahve ilk kez Habeşistan’da tüketildikten sonra Yemen’e getirilmiştir ve asıl şöhretini burada kazanmıştır. Günümüzde Yemen, kahve denildiğinde akla gelen ilk ülkedir fakat kahvenin asıl vatanı burası değildir. Yemen, kahve kültürünü oluşturan ülkedir.

Kahvenin Habeşistan’dan dünyaya yayılmasını sağlayan kişinin ise Osmanlı Subayı Özdemir Paşa olduğu söylenir. Türk kahvesini diğer kahve kültürleriyle dönemsel olarak karşılaştırıldığında diğerlerine nazaran en eski tarihlere uzanması, bu iddianın doğru olduğunu kanıtlamaya yetiyor.

KAHVE, İSMİNİ NEREDEN ALIYOR?
Habeşistan’da kahve yetişen bir bölge olan Kaffa’nın, kahveye ismini verdiği söylenir. İki kelime arasındaki benzerlik ve kahvenin Habeşistan’da keşfedildiği iddiası, bu görüşü destekliyor.

DÜNYA ÜZERİNDEKİ KAHVE KÜLTÜRLERİ
Her millet, kendi kültürünün mirası olan damak tadı ve yaşadığı iklimin sahip olduğu özellikler sonucunda kahveyi farklı şekillerde tüketmiştir. Bu farklar kahvenin pişirilme şeklinde ve lezzetlendirmek için yapılan ilave malzemelerde ayrışmaya sebep olmuştur. Her millet kendi kahve kültürünü yaşatmaya devam ediyor fakat birçoğu küresel boyutta diğer ülkeleri etkileyememiş, bazıları ise kendi kültürünü tüm dünyaya benimsetmiş durumda.

TÜRK KAHVE KÜLTÜRÜ (1540)
Türklerin kahveyle bu tarihten çok daha önce tanıştığı söylense de türk kahvesi kültürünün oluşumu bu döneme denk geliyor.

Türk kahvesinin en belirgin özelliği cezvede pişirilmesi ve telvesiyle beraber servis edilmesidir. Diğer kahve kültürlerinde kahve posası demleme işleminden sonra süzdürülse de Türk kahvesinde durum böyle değil. Servis edildikten sonra bile kahve, fincanın içinde demlenmeye devam ediyor. Ayrıca porsiyonların çok küçük olması da sert bir kahvenin ortaya çıkmasına sebep oluyor. Kahveyi bu şekilde sevmeyenler için ilk başlarda bal karıştırarak tatlandırmaya çalışılmış. Sonraki dönemde şeker, balın yerini almıştır.

Bu gibi tadımsal özelliklerine rağmen Türk kahvesi, lezzetiyle değil manevi yönüyle ön plana çıkan bir kahve türüdür. Gelen misafire kahveyle beraber su ikram edilerek açlık durumunun naif bir şekilde anlaşılması, kız isteme merasimlerinde kahve pişirilmesi, kültürümüzün bir başka önemli parçası olan lokumla özdeşleşmesi kahvenin manevi yönünü güçlendiren unsurlardan yalnızca birkaçı. Bunun sonucunda “Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır.” gibi kahveyle ilgili dostluğu vurgulayan pek çok atasözü kültürümüzde kendine yer buluyor.

Peki ya Türk kahvesi bu kadar köklü bir geçmişe ve tarihteki ilk kahve kültürü olma özelliğine rağmen neden günümüzde diğer kültürlerin gerisinde kalmıştır? Bu soruya herkesin farklı bir cevabı mutlaka vardır, bunun böyle olmadığını düşünenler de vardır elbette fakat Türk kahve kültürünün, tüm dünyayı domine eden İtalyan kahve kültürüyle yarışamadığı bir gerçek. Bunun en büyük sebebi yukarıda bahsettiğimiz tadımsal yönünden çok, manevi yönüyle ön planda olmasıdır. Örneğin İtalya kökenli kahvelere baktığımızda sert ve yoğun tatları sevenler için espresso, bir tık yumuşatmak için lungo, sütle yakıştıranlar için latte, köpüklü sevenler için capuccino gibi pek çok seçenek var. Fakat Türk kahvesindeki çeşit çok daha kısıtlı. Bu da herkese hitap etmemesine ve dünya genelinde benimsenmemesine sebep oluyor.

KAHVE ÇEKİRDEĞİ TÜRLERİ
Kahve çekirdeği dünya genelinde sayamayacağımız kadar çok türü bulunan bir bitkidir fakat yetişitirilen ve ilgi gören üç türden bahsedebiliriz: Arabica, Robusta ve Liberica. Bu türler arasında Liberica sınırlı bir bölgede çok az miktarda üretildiği için ticareti fazla yapılmasa da Arabica ve Robusta çekirdekler en çok yetiştirilen ve tüketilen kahve çekirdekleridir.

ARABICA
Ana vatanı Etiyopya olan Arabica kahve çekirdeği, dünyada kahve üretiminin 2/3’e yakın bir kısmını tek başına karşılar. İlk kez 1700’lü yıllarda tanımlanmıştır ve Robusta kahve çekirdeğine göre çok daha hassastır. Robusta ve Arabica türlerini birbirinden ayıran en büyük fark Arabica çekirdeklerin kafein miktarının çok daha az olması. Arabica çekirdeği 600-2000 metre aralığında yetiştirilir. Temiz havayla daha çok temas etmesi aromasının Robusta çekirdeğine göre çok daha yüksek olmasını sağlar. Meyve ve baharat aromaları çok daha net hissedilir. Üretimi diğer türlere göre çok daha zordur. Kahve meyvesinin ağaçtan tek tek elle toplanması gerekir. Ayrıca yüksek bölgelerde ve diğerlerine nazaran sert iklimde yetiştirilmesi hasatın dönem dönem yanmasına ve işçilerin sağlık problemleri yaşamalarına sebep olur. Aromasını artıran ve üretimini zorlaştıran bu özellikleri fiyatının yüksek olmasının en büyük sebebidir.

ROBUSTA
Yüksekliği 600 – 1400 metre aralığında yetiştirilir ve dünya kahve üretiminin 1/3’lük kısmını karşılar. 1900’lü yıllarda ayrı bir sınıf olarak tanımlanmıştır. Üretimi Arabica’ya göre çok daha kolaydır. Hem daha fazla mahsül verir hem de çok daha kolay toplanır. Bu yüzden maliyeti daha düşüktür. Gövdeli ve kakaolu tatlar daha çok hissedilir. Kreması Arabica’ya göre çok daha fazladır ve espresso harmanlarında genellikle Robusta tercih edilir. İtalya’da içeriğinde Robusta olmayan bir espresso harmanı bulmak oldukça zordur.

KAHVE NEREDE YETİŞİR?

Oğlak ve yengeç dönencelerinin arasında kalan tropikal iklim bölgeleri, kahvenin yetişmesi için en ideal yerlerdir. Kahve yetiştirilecek olan bölgenin düzenli yağış alması ve sıcaklık farkının az olması gerekir. Bu özellikleri taşıyan tropikal iklimin etkili olduğu bölgelerde kahve yetiştiriciliği ana gelir kaynaklarından biri olarak görülür. Bu iklim türünün görülmediği çeşitli ülkelerde de az da olsa kahve üretimi yapılmaktadır.

Kaynak:Taft Kahve

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir