VİRÜSLER CANLI’MI YOKSA CANSIZ MI?

Virüslerin canlı olup olmadığı konusunda, bilim adamlarının uzlaşabildiği ortak bir nokta yok.Virüsler teknik olarak canlı değiller.Ama virüsler canlı veya ölü olmanın tam sınırında bulunuyorlar denilebilir.Virüslerin metabolizmaları yoktur, tek başlarına üreyemez ve hareket edemezler.Bu fonksiyonlarının oluşmasına,daha sonra olumlu yada olumsuz etkileyecekleri,ulaştıkları hücreler yardım eder.Yani virüs hücrenin kalıtımına giriyor ve orada fabrikasını kuruyor.Girdiği hücre aynı virüsleri kendi üretmeye başlıyor.Sonra başka hücrelere geçip aynı işlemleri orada da yapıyor.

Aynen bir tohum yada yumurta da olduğu gibi.Virüsler uygun şartları bulunca canlanıyorlar.Canlı organizmaların hücrelerine yapışarak kendi DNA’sını veya RNA’sını kopyalayarak çoğalıyorlar.Örneğin Covid-19 virüsü RNA kopyalıyor.Zorlanınca mutasyona uğruyor.Ama her mutasyonda taşıdığı hatalar çoğalıyor.TV’de bazı yerli bilim adamları mutasyonu virüsün kabiliyetini geliştirme yönünde olabileceğini söylüyorlar ama şu anda bu fikir tam kanıtlanmış ve kesin değildir.Ancak bu etki belki şu an sınırlı olabilir diyebiliriz.

Bir virüs çoğaldıkça eninde sonunda çöküşe doğru gidecektir.Bunu dünyamız üzerinde hastalık yapan diğer virüs örneklerinde de görebiliyoruz.Örneğin HIV virüsü 80’li yıllarda Dünya’yı kasıp kavururken,şimdi hemen hemen öldürmüyor desek yalan olmaz sanırım.En azından şöyle diyebiliriz;Yeni bulunan ilaç ve tedavi yöntemleri sayesinde virüs insanı artık hemen öldürmüyor ve insan neredeyse tamamen iyileşebiliyor.Tam olarak iyileşmeyen hastalar da uzun bir süre daha yaşayabiliyorlar.Bu yüzden HIV virüsü ve dolayısı ile AIDS hastalığı artık dünyamızda eskisi gibi o kadar korkulu bir hastalık değil.Yakın bir gelecekte de tam olarak insanoğlunun kontrolü altında olacaktır.

Teknik olarak,şu an bilinen Dünya kaynaklı hiçbir canlı,insan organizmasını alt edemez.Çünkü insan,halen evrenin tekamül eden ve etmeye devam eden en gelişmiş varlığıdır.

Bu yüzden sonuç olarak diyebiliriz ki;Covid-19 Corona virüsü şu an insanoğluna karşı belki kuvvetli gözüküyor.Ve dolayısı ile dünyamızda ve memleketimizde bir çok insanın canını aldı ve etkisi azalarak da olsa şimdilik dünyada devam ediyor.Ama gerek Türkiye’de gerekse Dünyamız’da 2020 yılı yaz aylarının gelmesi ve insanoğlunun da aldığı tedbirler sayesinde etkisinin gitgide azalacağı ve sonunda biteceğine inanıyoruz.Hele hele bir yıl içinde ilaç ve aşının da bulunması durumunda artık bu virüs de geçmişteki virüsler gibi insanoğlu için korkulu rüya olmaktan çıkacaktır.

Biz insanlar da bu süreyi hızlı ve daha az zararla atlatmamız ve bilim adamlarına yardımcı olmamız için,eğer önemli bir işimiz yoksa evde kalmaya özen göstermeliyiz. Dışarıya çıktığımızda ise,maske takıp sosyal fiziksel mesafeye dikkat etmeliyiz.Bu durumda kazanan daima insan olacaktır.

Mutlu ve sağlıklı yarınlara…

 

Kaynaklar;
Molekulerbiyolog Dr.Holger Cynis,
Mikrobiologe Prof.Martin Staede,
Mdr Wissen Prof.Gert Liebert,
İnstitut für Virologi Leipzig.

 

Yazarlar;
Oğuzhan ULVAN
Mehmet Şah SEVİNÇ
Yavuz GENÇ






Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir